Büyükada Aya Yorgi Kilisesi (Tarihi, Özellikleri, Efsanesi)

Büyükada Aya Yorgi Kilisesi (Tarihi, Özellikleri, Efsanesi)


İskeleye Yanaşıyoruz…. Faytonları takip ederek Aya Yorgi’ye doğru
yürüyoruz…. Aya Yorgi Kilisesi yokuşuna faytonla ya da
bisikletle kolaylıkla ulaşabilirsiniz… Ancak biz adanın keyfini doyasıyla çıkarmak için
yürümeyi tercih ettik. Yaklaşık 2 km yolumuz var: o da sadece yokuşa
kadar… Güzel evlerin önünden yürürken çok sayıda
faytonun geçişine de tanıklık yapıyorsunuz… Yol boyunca Büyükada’nın meşhur evlerinin
güzelliği dikkatimizi çekti… Daha çok yolumuz var… Ancak bu kadar güzel bir görüntüde yürümek işin
eğlenceli kısmı aslında… Adanın sokaklarının güzelliği ve planlı olması bizi
şaşırtmaya devam ediyor… Sonunda o meşhur lunapark meydanına
ulaşabiliyoruz… Buraya kadar yürümek güzel ve eğlenceliydi… Bundan sonra sanki biraz ter atacağız gibime
geliyor 🙂 Ter atmaya başladık: Meşhur yokuşu tırmanmaya
başladık… Yolumuz uzun durmak yok 🙂 Aslında çok güzel bir manzarası var. Hava kapalı
ve sisli olduğundan bu güzel görüntüyü sizlerle
paylaşamıyorum 🙁 Neyse, biz yürümeye devam edelim… Ara ara geri mi dönsem diye düşünmedim değil 🙂 Arada soluklanmadan çıkmak ne mümkün! Aya Yorgi (Yücetepe) zirvesine ulaştık. Tam 200 metre yükseklikten Marmara’nın
muhteşem manzarası ayaklarınızın altında…. Aya Yorgi Kilisesi’nin bugünkü binasının temelleri
1905 yılında atılmış olmasına rağmen elde edilen
bilgilere göre kilisenin buradaki varlığı daha öncesinde manastır
olarak 1751 yılına kadar gitmektedir. Efsaneye göre ise buranın tarihi ve kutsallığı
binlerce yıl öncesine kadar gitmektedir. İki katlı bir yapı olarak inşa edilen kilisenin en dikkat
çeken yanı ise duvarında bir mızrak ikonasının
olmasıdır. Bu mızrakla Saint George’un denizden çıkan bir
canavarı öldürdüğüne inanılır. Üstünde bu kadar inanışın olması bu kiliseyi
Ortodoks Hristiyanları için oldukça kutsal bir yer
haline getirmiştir. Ortodoksların Türkiye’deki hac olarak kabul ettikleri
iki kutsal yerden biri olan kiliseye 23 Nisan ve 23
Eylül tarihlerinde ise yoğun bir ziyaretçi akını olur. Ortodokslara göre 23 Nisan ve 23 Eylül
tarihlerinde kiliseye yokuştan çıplak ayakla ve
konuşmadan gelenler yarı hacı kabul ediliyor. Yine bu tarihlerde kiliseye gelenlerin ve dilekte
bulunanların dilekleri gerçekleşiyor… Dileğinizden sonra kiliseden anahtar ya da çan
alıyorsunuz. Dileğiniz gerçekleşirse bu objeleri kiliseye geri
getirmeniz gerekiyor… Aya Yorgi Kilisesi haftanın her günü saat 16.00’a
kadar ziyaretçilerine ücretsiz olarak kapılarını
açıyor… Kilisenin bulunduğu tepe inanılmaz güzellikte bir
manzaraya sahip. Aya Yorgi tepesinden neredeyse İstanbul’un
Anadolu yakasının tüm sahilini görebiliyorsunuz. Tabii bu kadar yola katlanıp da bu güzel manzara
eşliğinde bir şeyler yudumlamamak ve yememek
yapılacak en büyük hata olur… Aya Yorgi’ye çıkmanız için bir başka sebebiniz de
burada yer alan muhteşem bir manzaraya da
sahip olan “Yücetepe Kır Lokantası” olabilir. Fiyatları oldukça yüksek olan adaya göre kır
lokantasının fiyatları sizi şaşırtacak derecede
makul seviyede… Bu güzel gezimize yan masamıza gelerek sürpriz
yapan martıyla son verdik 🙂

1 Reply to “Büyükada Aya Yorgi Kilisesi (Tarihi, Özellikleri, Efsanesi)”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *